PATENT HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARI
10.01.2017 tarihinde yürürlüğü giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu ile sınai haklar da kanun hükmünde kararname ile korunmaktan çıkarak kanun temelli bir korumaya kavuşmuştur. 6769 sayılı kanunun 4. Kitabıyla Patent’e ilişkin tüm düzenlemeler getirilmiş olup madde 138’de ise yazımızın konusu “Hükümsüzlük Halleri” düzenlenmiştir. Patent hükümsüzlüğü; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından usulüne uygun verilmiş bir Patent belgesinin kanunda öngörülen şartları taşımaması nedeniyle kanunda sayılan kimseler tarafından açılabilecektir. Hükümsüzlük kararının Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri tarafından verilmesi halinde ise karar sonuçları geçmişe yönelik etki sağlar ve Patent ile sağlanan koruma da hiç doğmamış sayılır. Patent Hükümsüzlük Şartlarını öncelikle değerlendirecek olursak;
>>> PATENT HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TALEP EDİLMESİ İÇİN ŞARTLAR;
551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de md. 129’da düzenlenen hükümsüzlük halleri; 6769 sayılı kanunda ise 138. Madde’de yer almıştır. Şartlar; gerek KHK döneminde gerekse Sınai haklar kanununda 5 mihenk taşı olarak sayılmaktadır;
1) Patent konusu, patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,
2) Buluş, yeteri kadar açıklanmamışsa,( 6769 sayılı Kanun’un 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca)
3) Patent konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa, veya patentin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa,
4) Patent sahibinin, patent isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa,
5) Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa,
Şartların sağlandığı kabul edilerek Kurum kararı ile Patentin hükümsüzlüğü istenebilecektir. Fikri Sınai Haklar Mahkemelerinde görülen hükümsüzlük davalarında ise en temel olarak buluşun sanayiye uygulanabilir olup olmadığı, buluş adımı koşulu taşıyıp taşımadığına ve son olarak o patentin yenilik kriterine bakılmaktadır. Tüm bu kriterleri taşımayan Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilli patent belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmektedir. Burada bu temel kriterlerin de genel anlamda kısaca açıklamasını yapmak gerekirse; Yenilik kriterinde aranan ölçüt, Tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluş yeni olarak kabul edilir. Tekniğin bilinen durumu ise; patent başvurusunun yapıldığı tarihten önce, buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya bir başka yolla açıklanan bilgilerden oluşur. Buluşun ise sanayiye uygulanabilir olması gerekmektedir. Bu şartları sağlayan buluşların hükümsüzlüğünü isteyen 3. Kişilerin hükümsüzlük sebeplerini mahkeme önünde ispat etmesi gerekmektedir.
>>>HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR;
- Verilmiş bir Patentin hükümsüzlüğünü isteyebilecek kişiler 6769 sayılı kanunda md. 138’de sayılmıştır. Menfaati olanlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşlar, cumhuriyet savcısı hükümsüzlük talep edebilecektir. Mahkeme önünde genellikle hükümsüzlük talep eden 3. Kişiler menfaat sahibi olan kişi yahut kurumlar olmaktadır.
- Patent hükümsüzlüğüne ilişkin davalar kamu düzenindendir ve dosya hakimi tarafların getirdiği delillerle bağlıdır.(Taraflarca Getirilme İlkesi)
- Hükümsüzlük davaları, teknik ve mesleki bilgiyi gerektirdiği için dosya süresince alınacak bilirkişi raporları hayati önem arz etmektedir. Maddi gerçeğin ortaya çıkması adına yargılama boyunca birden fazla bilirkişi raporu alınabilmektedir.

