İNTERNET ORTAMINDA MARKA İHLALİ VE HUKUKİ KORUNMA İMKANLARI

 

İnternetin her alanda yaygın olarak kullanımı internet ortamında yapılan tüm ticari faaliyetler sırasında marka hakkına saldırıları da beraberinde getirmiştir. Ticari faaliyetlerde yapılan marka ihlallerinde birçok hukuki hak ihlali yaşanmaktadır. Bu bağlamda ticari şirketlerin marka hakkına riayet ve haksız rekabet sorumluluğu yanında, internet servis sağlayıcılarının da haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır.

 

İnternet ortamındaki marka ihlalleri tahdidi olarak sayılacak olursa;

 

 

–         Markanın başka firmanın internet sitesinde izinsiz kullanılması

–         İnternet alan adı ile marka ihlali

–         İnternet sitesinde bir markanın kötülenmesi

–         Markanın başka bir firmaya ait internet reklamında izinsiz kullanılması

 

Marka hakkı sahipleri bu ihlallerin gerçekleşmesi halinde başvurabilecekleri hukukî korumalar mevcuttur. Marka sahiplerinin, hukukî korumalardan daha etkin şekilde yararlanabilmeleri için markalarını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmeleri gerekmektedir. Marka tescili, markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu önünde korunmasını sağlayacaktır. Eğer bu ihlallere uğrayan marka Kurum nezdinde tescil edilmediği takdirde Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” başlığı altındaki hükümlerinden yararlanabilmektedir.

 

*Marka hakkında tecavüz halinde ilgili marka sahipleri çeşitli hukuki korumalardan yararlanabilmektedir. 6769 Sayılı Kanunun 30. Maddesi ile

(1)Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

 

(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

 

(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.

 

(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

 

(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasının sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz

 

 

Savcılık şikâyeti ile marka hakkına tecavüz edenler hakkında ceza davası açılması sağlanabilir. Mütecaviz şahıslara karşı yapılacak savcılık şikayeti ile ceza mahkemelerinde ceza alınması sağlanabilir. Hukuk mahkemelerinde ise bu ihlallerden doğan tazminat talepleri gündeme getirilebilmektedir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bu konuda ihtisas mahkemeleridir. İhlalin yapıldığı yer mahkemelerinde Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin bulunmaması durumunda Asliye Hukuk Mahkemeleri de Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bu tür davalara bakabilmektedir.

Savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda, “şüphelilerin marka hakkına tecavüz edip etmedikleri” ayrıntılı şekilde açıklanacaktır. Ceza Mahkemesinde, marka hakkına tecavüz edenlerin cezalandırılmasına karar verilmesi halinde Hukuk Mahkemesinde de kesinleşmiş bu mahkeme kararına binaen dava açılabilmektedir.

Hukuk davaları ile ihlal edilen markasının durumunun tespitini Delil Tespiti dosyası ile tespit ettiren marka sahibi ileride açacağı tazminat dosyalarına esas olmak üzere tespit ettirebilir. Bu durum mevcut ihlalin hali hazırda tespit ettirilerek ileride delillerin kaybolmasının önüne geçecektir.